» 16.10.2003 - SADER YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖZGÜR İNCEKARA, CNR MEDİST 2003 FUARINDA AÇILIŞ KONUŞMASI YAPTI
» 16.06.2003 - WEB SAYFAMIZ YENİLENDİ
» 05.06.2003 - TÜRKİYE'DE KALİTE ALTYAPISININ DESTEKLENMESİ PROJESİ (TKADP)
» 02.06.2003 - SLOVENYA, ALMANYA, RUSYA VE İSPANYA BÜYÜKELÇİLİKLERİNE SADER TANITILDI
» 30.05.2003 - KAMU İHALE KURUMU ÜST DÜZEY YETKİLİLERİ İLE TOPLANTI
» 29.05.2003 - İSPANYA SAĞLIK GEREÇLERİ TEKNOLOJİSİ FİRMALARI FEDERASYONU (FENİN) SADER'DE
» 06.05.2003 - SADER GÖRÜŞLERİ - TIBBİ TANI CİHAZLARI YÖNETMELİK TASLAĞI
» 25.04.2003 - NİSAN AYI AYLIK YEMEKLİ TOPLANTIMIZ THE MARMARA İSTANBUL OTELİNDE YAPILDI
» 22.04.2003 - SADER TOBB SAĞLIK SEKTÖR KURULU ALT KOMİSYON TOPLANTISINA KATILDI
» 21.04.2003 - YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖZGÜR İNCEKARA'NIN BİLGİLENDİRME NOTLARI - 4
» 16.04.2003 - MALİYE BAKANLIĞI BÜTÇE VE MALİ KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DAİRE BAŞKANI ABDURRAHMAN VARGÜN İLE GÖRÜŞME
» 14.04.2003 - 1. YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖZGÜR İNCEKARA'NIN BİLGİLENDİRME NOTLARI - 3 : "YAKIN VE ORTADOĞU'YA KARAYOLU NAKLİYECİLİĞİ"
» 11.04.2003 - APOSTILLE UYGULAMASI HAKKINDA KAMU İHALE KURUMUNA MÜRACAAT EDİLDİ
» 08.04.2003 - MALİYE BAKANLIĞI MÜSTEŞARI HASAN BASRİ AKTAN VE SAĞLIK BAKANI MÜSTEŞAR YARDIMCISI PROF.DR.SABAHATTİN AYDIN İLE GÖRÜŞME
» 07.04.2003 - YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖZGÜR İNCEKARA'NIN BİLGİLENDİRME NOTLARI - 2 : "ÇEKLERİN ÖDENMESİ GEREKİR Mİ?"
» 03.04.2003 - 2. SADER TOBB SAĞLIK SEKTÖR KURULU'NDA
» 31.03.2003 - YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖZGÜR İNCEKARA'NIN BİLGİLENDİRME NOTLARI - 1
» 28.03.2003 - TOPLANTI
» 21.03.2003 - TOPLANTI
» 20.03.2003 - SADER YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖZGÜR İNCEKARA, TÜYAP EXPOMED 2003 FUARINDA AÇILIŞ KONUŞMASI YAPTI
» 14.03.2003 - BREZİLYA SAĞLIK GEREÇLERİ ÜRETİCİLERİ BİRLİĞİ'NİN (ABIMO) SADER ZİYARETİ
» 08.03.2003 - DIŞ TİCARET MÜSTEŞARI TUNCER KAYALAR İLE GÖRÜŞME
» 07.03.2003 - "MESS Akıllı Kitap / İş Güvencesi" YAYINI DERNEĞİMİZDE
» 06.03.2003 - BİLGİSAYAR & OFİS DONANIMLARIMIZ YENİLENDİ
» 05.03.2003 - İNTERAKTİF VE ETKİN İLETİŞİM
» 05.02.2003 - IRAK SAĞLIK BAKANLIĞI MÜSTEŞARI BAŞKANLIĞINDAKİ HEYET ZİYARETİ
____________________________________________
16.10.2003 - SADER YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖZGÜR İNCEKARA, CNR MEDİST 2003 FUARINDA AÇILIŞ KONUŞMASI YAPTI (sayfa başı)
Sayın Davetliler, Sayın Katılımcılar
Ve Basınımızın Değerli Mensupları
Sağlık Gereçleri Üreticileri ve Temsilcileri Derneği (SADER) ve CNR işbirliği ile düzenlenen MEDIST 2003 Uluslararası Medikal Ürünler ve Hastane Donanımları Fuarı'na hoşgeldiniz.
Fuara ziyaretçi olarak ilgi gösteren konuklarımıza, katılımcı olarak destek veren firmalara ve bu organizasyondaki emeklerinden dolayı CNR yetkililerine huzurlarınızda teşekkür ederek sözlerime başlamak istiyorum.
Öncelikli dileğim, Medist 2003 Fuarı ve benzeri etkinliklerin, sadece etkinlik olarak kalmaması, sektörümüze ve herşeyden önemlisi Türk insanına hak ettiği insanca hizmetin verilmesinde gerçek anlamda katkı sağlamasıdır.
Her platformda dile getirdiğim gibi, SADER olarak, gerek ithalat kalemlerinde, gerekse yerli üretim kalemlerinde, insan sağlığını ve hayatını hiçe sayan, sektörde sadece rant uğruna haksız kazanç sağlayanlarla, devletimizin yanında, insanımız ve sektörümüz adına mücadelemizi sürdürmekteyiz ve sürdürmeye devam edeceğiz.
SADER olarak, Türk insanının sesi olmak istiyoruz, çünkü; SADER üyeleri, sektörün sorumluluk sahibi tedarikçi paydaşlarıdır. Bugün, ülkemizde verilen sağlık hizmetlerinin, insanımızın layık olduğu seviyede olmadığını üzülerek dile getiriyoruz. Üye firmalarımız, sağlık hizmetlerinin verildiği noktalarda en iyi teknolojiyi en uygun fiyat ile sunmak ve devletimize, insanımıza, ekonomimize katkılar sağlamak üzere bu sorumluluğunu yerine getirmek üzere çalışmaktadır, ülkemizi cihaz çöplüğüne çevirmek isteyenlerle mücadele etmektedir.
Sektörümüz adına mücadele ediyoruz, çünkü; insan sağlığı ve hayatı ile oynamaya kimsenin hakkı yoktur. Denetimden ve kaliteden uzak, belgesiz, satış sonrası hizmetleri olmayan bazı firmaların, insanımıza, ekonomimize, sektörümüze verdikleri zararlara karşı, SADER bir anlamda koruyucu kalkan olmak için çabalamaktadır. SADER, işini sorumluluk ve dürüstlük ilkeleri içinde yapan firmalara karşı oluşturulan bu haksız rekabeti önlemeye çalışmaktadır.
Sektörümüzün sorunlarından birisi yetişmiş eleman teminidir. Üniversitelerimizde, sektörümüzün gelişmesine yönelik biyomedikal / Tıbbi cihazlarla ilgili bölümlerin sayısının artırılmasını umuyoruz. Keza, gençlerimizi teşvik etmek üzere bu bölümlerin iyi tanıtılmasını bekliyoruz.
Ulu önder Atatürk "Beni Türk Hekimlerine Emanet Ediniz" buyurmuştur. Hepimiz çok iyi bilmekteyiz ki, hekimlerimizi iyi yetiştirmek kadar, hekimlerimizin bu hizmetleri en iyi şekilde verecek donanım ve koşulları da sağlamak gerekmektedir. Ancak, üzücüdür ki, sağlık harcamaları, devletimizin bütçesi içerisinde en az payı alan harcamalardan biridir. Parası olan en iyi hizmeti alır anlayışı giderek yaygınlaşmaya başlamıştır. Oysa ki, sağlık hizmeti insanın en temel haklarından birisidir.
Hükümetimizden, alımların planlanmasını, yatırım programlarına bağlanmasını, ödeneklerin ayrılmasını, bu yatırımların öngörülen şekil ve sürede gerçekleştirilmesini sağlamasını bekliyoruz.
Devletimiz bütçesi içinde en az paylardan birine sahip sağlık bütçesi içinde, insanımıza yaraşır hizmetlerin verilmesine katkıda bulunmak üzere, teknolojiyi takip etmeye, tanıtmaya, yaygın kullanımını sağlamaya çabalıyoruz, daha doğru deyim ile çırpınıyoruz.
Değerli konuklarımız ;
Sağlık hizmetlerimizin, sistemin tüm paydaşlarını kapsayacak şekilde, en önemlisi Türk insanının layık olduğu şekilde verilmesi için, köklü bir reforma ihtiyaç vardır. SADER, önümüzdeki günlerde bu konuda üzerine düşeni yapmak üzere organize olmakta ve çalışmalarını yürütmektedir.
Bu çalışmalarımıza paralel olarak yerli üreticilerimizin öncelikli sorunlarının başında gelen teşvik ve yabancı sermaye beklentilerine cevap verecek araştırma ve çalışmalarımız sürdürülmektedir.
Keza, ithalatçı firmalarımızın en büyük sorunu olan sadece fiyat odaklı alımlarda, kalite ve teknolojiden ödün verilmemesi, en iyi teknolojinin en uygun fiyata temin edilmesi için verdikleri uğraşa yapıcı çözümler üretmeye gayret etmekteyiz.
Öncelikli dileğimi, sözlerimin sonunda yine tekrarlamak istiyorum. MEDIST 2003 Fuarı ve benzeri etkinliklerin, Türk insanına hak ettiği insanca hizmetin verilmesinde sektörümüze olumlu katkılar sağlamasını yürekten diliyorum.
Ve ayrıca; düşünüyor ve inanıyorum ki, reel sektör ile devletimiz el ele vermeli ve tüm ulusumuz adına faydalar sağlayan işbirlikleri oluşturulmalıdır. İşbirliklerinin kalitesi giderek artan bir süreklilik izlemelidir. Bu, gerçekleşmesi mümkün olmayan bir düş değildir. SADER ve üyeleri bu göreve her zaman hazırdır.
Son olarak, SADER'le ilgili birkaç cümle ile sözlerimi noktalamak istiyorum.
SADER, sağlık alanındaki demokratik kitle hareketlerinde öncü ve danışılan olmanın yanı sıra;
* Toplumumuzun yaşam düzeyini yükseltmek,
* İnsan onuruna yakışan azami kalite ve mükemmellikte hizmet vermek,
* Kaliteli sağlık hizmetlerinin ülkemizde yerleştirilmesinde ve yaygınlaştırılmasında teşvik edici olmak,gibi önemli misyonları üstlenmiştir.
SADER Ailesi'nin bir ferdi olmak ve misyonumuz doğrultusunda görev almak bir ayrıcalıktır. Her fırsatta ifade ettiğim gibi, SADER'in kapıları, üyeleri ile aynı paralellikte düşünen yeni üyelere sonuna kadar açıktır. Gücümüze güç katmak, tecrübelerimizi paylaşmak, yeni dostluklar kurmak bizleri her zaman mutlu etmiştir ve edecektir.
SADER ve faaliyetlerimiz hakkında detaylı bilgi almak isteyen değerli konuklarımıza standımızda bilgi vermekten ve ağırlamaktan onur duyacağız, mutlu olacağız.
Bugün burada bulunduğunuz ve beni dinlediğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür eder, saygılarımı sunarım.
16.06.2003 - WEB SAYFAMIZ YENİLENDİ (sayfa başı)
SADER'in vizyon ve misyonuna uygun olarak web sayfamız yenilendi. Yenilenen web sayfamız ile SADER'i ve üyelerimizi daha doğru / detaylı olarak tanıtmak, üyelerimizin iş imkanlarını arttırmak (ekonomiye bu anlamda hizmet etmek), faaliyetlerimizden kamuoyunu ve üyelerimizi anında haberdar etmek ve etkin iletişim sağlamak gibi amaçlar esas alındı.
05.06.2003 - TÜRKİYE'DE KALİTE ALTYAPISININ DESTEKLENMESİ PROJESİ (TKADP) (sayfa başı)
Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği durumunda, ticarette teknik engellerin kaldırılması, teknik uyum sürecinin kısaltılması ve kolaylaştırılması, Türkiye'deki kalite altyapısının AB normlarına uyumlu hale getirilmesi, bu amaçla Türk kamu ve özel kuruluşlarının bilgilendirilmesi amacıyla oluşturulan proje kapsamında, 05 Haziran 2003 günü TOBB Merkez Binası'nda yapılan toplantıya SADER çalışma grubunun yanı sıra, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Sağlık Bakanlığı, TOBB ve AB'nin projeden sorumlu Türkiye temsilcileri katıldı. Konuyla ilgili detay bilgileri üyelerimize iletildi.
02.06.2003 - LOVENYA, ALMANYA, RUSYA VE İSPANYA BÜYÜKELÇİLİKLERİNE SADER TANITILDI (sayfa başı)
Slovenya, Almanya, Rusya ve İspanya Büyükelçiliklerine SADER hakkında ve üyelerimizin firma / sektör bilgileri iletildi. Bu ülkeler ile olabilecek işbirliği imkanları derneğimize iletildikçe üyelerimize aktarılacaktır.
30.05.2003 - KAMU İHALE KURUMU ÜST DÜZEY YETKİLİLERİ İLE TOPLANTI (sayfa başı)
Kamu İhale Kurumu (K.İ.K.) Başkanı Sener Akkaynak ve Mal Alımları İhalelerini Düzenleme ve İnceleme Dairesi Başkanı Nihal Sagun'un konuk olarak katıldıkları toplantımız, katılımcılar açısından son derece yararlı ve olumlu geçti. Katılımcının yüksek olduğu bu toplantıda, ağırlıklı olarak, Kamu İhale Kanunu'nun uygulamadan doğan sorunları kurum yetkilerine direkt olarak iletme ve bu sorunları tartışma fırsatı doğdu.
29.05.2003 - İSPANYA SAĞLIK GEREÇLERİ TEKNOLOJİSİ FİRMALARI FEDERASYONU (FENİN) SADER'DE (sayfa başı)
İspanya Büyükelçiliği vasıtası ile SADER'i ziyaret eden İspanya Sağlık Gereçleri Teknolojisi Firmaları Federasyonu İhracat Koordinatörü Ana Arce Rodenas ile, Yönetim Kurulu Üyelerimizin katıldığı görüşme yapıldı. Bu görüşmede FENIN'in bünyesindeki firmalar ve SADER üyesi firmalar karşılıklı olarak tanıtıldı, sektörel bilgiler verildi. FENIN ile direkt temasa geçmek isteyen üyelerimiz için irtabat bilgileri gönderildi.
06.05.2003 - SADER GÖRÜŞLERİ - TIBBİ TANI CİHAZLARI YÖNETMELİK TASLAĞI (sayfa başı)
Vücut Dışında Kullanılan Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmelik Taslağı hakkındaki SADER görüşlerini içeren resmi yazımız 06 Mayıs 2003 tarihinde Sağlık Bakanlığı'na iletildi.
25.04.2003 - NİSAN AYI AYLIK YEMEKLİ TOPLANTIMIZ THE MARMARA İSTANBUL OTELİNDE YAPILDI (sayfa başı)
2003 yılının ilk İstanbul Yemekli Toplantımız The Marmara Oteli'nde gerçekleşti. Üyelerimizden Mehmet Tanyolaç'ın "SADER'in Dünü, Bugünü ve Geleceği" konulu konuşması ilgi ile dinlendi. Toplantıda ayrıca Yönetim Kurulu Başkanı Özgür İncekara SADER'in misyonu ve vizyonu konularında bilgi aktardı.
22.04.2003 - SADER TOBB SAĞLIK SEKTÖR KURULU ALT KOMİSYON TOPLANTISINA KATILDI (sayfa başı)
SADER TOBB Sağlık Sektör Kurulu Alt Komisyon Toplantısı'na katılarak üyelerimiz ve sektörümüz etkin şekilde temsil edildi. Üçüncüsü gerçekleştirilen toplantıya SADER'i temsilen Yönetim Kurulu Üyelerimizden Necati Kaya ve Gültekin Acar katıldılar. Vücut Dışında Kullanılan Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmelik Taslağı hakkındaki görüşlerimiz Sağlık Bakanlığı yetkililerine iletildiği toplantı derneğimiz açısından son derece faydalı geçti.
21.04.2003 - YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖZGÜR İNCEKARA'NIN BİLGİLENDİRME NOTLARI - 4 (sayfa başı)
Bazı ürünler (gıda, ilaç vb.) uygun olmayan ortamlarda fiziksel ve kimyasal yönden çabuk değişime uğrarlar. Bu kalite ve ekonomik kayba neden olmaktadır.
Eskiden buz kalıpları ve salamura gibi yöntemlerle taşınan ve korunan bu tip ürünler günümüzde son teknolojiyle donatılmış frigorifik araçlarla taşınmakta ve soğuk hava depolarında muhafaza edilmektedir. Böylece soğuk zincirin halkaları iyice sağlamlaştırılmıştır. Bu şekilde ürün, üretim ile tüketim arasındaki zaman zarfında en iyi şekilde korunmuş olur. Aksi halde, ürün gıda ise; besin değeri düşer, şekil bozukluğuna uğrar (pörsüme, erime, renk kaybı gibi) ve nihai noktada değersiz bir ürün haline dönüşebilir. Bu ciddi anlamda ekonomik zarar demektir.
Bu tip ürünlerin soğuk istekleri de farklı olmaktadır. Genel olarak meyve ve sebzeler +5, +10 arasında, donmuş ürünler ise -25, -18 arasında sıcaklık ister. Dolayısıyla firigorifik araçlar ve soğuk hava depoları her türlü ürüne cevap verebilecek kapasiteye ve donanıma sahip olmalıdır. Bu tür depoların temizliği ve hijyen açısından kullanılan malzemeler uygun olmalı ve bu amaçla panellerin dış ve iç yüzeylerinde PVC veya polyesterle kaplanmış galvanizli metal plakalar kullanılmaktadır. Zeminde ise son günlerde yaygın olarak epoksi boya kullanılmaktadır. Soğutucu gaz olarak amonyak, freon 12, freon 22 gibi gazlar yerini yeni tip soğutuculara bırakmıştır. Soğutma özellikleri bakımından R404A soğutucu akışkanı bunlardan biridir. Özellikle meyve ve sebzeler için önem arz eden nemin sağlanabilmesi için de özel ekipmanlara ihtiyaç vardır. Oda içerisine soğuk hava üfleyen evaporatörler ortamın nemini düşürür. Halbuki meyve sebzeler genellikle %80-95 arası neme ihtiyaç duyarlar. Yani soğuk odalarda, ortamın nemini ayarlayan bir sistem ve bunu ölçen bir kontrol paneline ihtiyaç vardır. Bu şekilde kurulmuş bir tesisin kullanımında da dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Kapıların sürekli açılıp kapanması evaporatörlerde ve zeminde buzlanmaya sebep olabilir. Evaporatörlerdeki buzlanma enerji kaybına, yerdeki buzlanma ise kazalara sebebiyet verebilir. Bu yüzden kapıların açılıp kapanmasına hassasiyet gösterilmesi gerekir. Başlangıçta da söylediğimiz gibi gıdalar hassas ürünlerdir. Bu ürünlerin taşımasını ve depolamasını yapan personelin ise konu hakkında bilgi sahibi olması ve işin bilinçli eller tarafından yapılması müşteri memnuniyeti açısından önemlidir.
16.04.2003 - MALİYE BAKANLIĞI BÜTÇE VE MALİ KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DAİRE BAŞKANI ABDURRAHMAN VARGÜN İLE GÖRÜŞME (sayfa başı)
SADER Yönetim Kurulu'nun sarf malzemeleri ile ilgili sorunların çözümü için başlattığı faaliyetler çerçevesinde 16.04.2003 tarihinde Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Abdurrahman VARGÜN ile görüşüldü. Bu görüşmeye Yönetim Kurulu Üyelerimiz Cumhur ÇEKEN, Onur ÖZCAN, Gültekin ACAR ve derneğimiz Sekreteri Korhan DOĞU katıldılar.
14.04.2003 - 1. YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖZGÜR İNCEKARA'NIN BİLGİLENDİRME NOTLARI - 3 : "YAKIN VE ORTADOĞU'YA KARAYOLU NAKLİYECİLİĞİ" (sayfa başı)
Orta Doğu ülkelerine sefer yapan nakliye firmaları sadece söz konusu ülkenin gelenek ve göreneklerini öğrenmekle kalmayıp, aynı zamanda gerekli formaliteleri de bilmek durumundadırlar. Yakın ve Orta Doğu'ya nakliyat 70'li yıllarda patlama göstermiş olup, bu yıllarda özellikle Türkiye ve Irak'a Avrupa ülkelerinden önemli miktarlarda inşaat malzemesi taşınmıştır. O günden bu güne ticari işlemler açısından şartlar değişti: politik durum farklı, ayrıca yeni kanun ve uygulamalar söz konusu.
Bölgenin en kuvvetli pazarına sahip Türkiye, Avrupa Birliği'nin tüm ülkeleri için önemli bir pazardır. Ayrıca Türkiye, karayolu taşımacılığında Yakın ve Orta Doğu ülkelerine geçiş yolu olması nedeniyle de çok önemli bir kavşak görevi görmektedir.
Söz konusu ülkelerin her birinde değişik uygulamalar bulunmaktadır. Mesela bölgede mal değeri üzerinden transit vergisi uygulayan sadece Suriye ve Ürdün'dür. Suriye de, Ürdün, Türkiye, İran, Kuveyt ve Lübnan gibi Tır Karnesi sistemine geçmiştir. Suriye'ye yapılan her seferde ek bir gümrük belgesi gerekir: özel Suriye manifestosu. Sınırın başlangıcında, kurallar katıdır: kamyonların ülkeyi sadece polis eskortluğunda konvoy oluşturarak geçişlerine izin verilir.
Birleşmiş Milletler'in Irak'a karşı uyguladığı ekonomik ambargo çerçevesinde, Irak'a sefer yapacak tüm yabancı nakliyeci firmaların özel izin alma zorunlulukları vardır. Bu izinler sadece az veya çok yaşamsal özelliği olan mallar (ilaçlar, vs...) için verilmektedir.
Irak'a yapılan nakliye seferlerine getirilen bu sert kısıtlamalar İran'a yapılan seferlere kamçı vurmuştur. Fakat İran söz konusu olduğunda dikkat etmek gerekir: ticari faturayı, sevk irsaliyesi, menşe sertifikasını ve FBL (Fiata Combined Transport Bill of Lading) belgesini gümrükçülere göstermeyen kişinin ülkeye girmek için hiç bir şansı yoktur. Yolculuğa devam edebilmek için ayrıca mutlaka mal bedeli üzerinden uygulanan gümrük vergilerinin ödenmesi zorunludur. 2002 yaz sonundan itibaren İran'da Bazargan sınır kapısından girişlerde yeni bir uygulama söz konusudur: dingil ölçmeyi uygulayan bir çok ülkeye karşın İran sınırında bütün ağırlığın ölçülmesi söz konusudur. Araç başına 40 tonun geçilmesi durumunda, yük fazlalığı bir İran kamyonuna aktarılır ve varış adresine kadar gönderilir. 500 ve 700 Euro arası değişen masraflar alıcıya ait olmaktadır.
11.04.2003 - APOSTILLE UYGULAMASI HAKKINDA KAMU İHALE KURUMUNA MÜRACAAT EDİLDİ (sayfa başı)
Apostille uygulaması ile ilgili olarak, Kamu İhale Kurumu Başkanlığı'na (K.İ.K.) 11 Nisan 2003 tarihli resmi yazımız ile müracaat edildi. K.İ.K.'na gönderilen yazımız, bilgi edinmeleri için üyelerimize de ayrıca gönderildi.
08.04.2003 - MALİYE BAKANLIĞI MÜSTEŞARI HASAN BASRİ AKTAN VE SAĞLIK BAKANI MÜSTEŞAR YARDIMCISI PROF.DR.SABAHATTİN AYDIN İLE GÖRÜŞME (sayfa başı)
08.04.2003 Maliye Bakanlığı Müsteşarı Hasan Basri AKTAN ve Bütçe Uygulama Daire Başkanı Abdurrahman VARGÜN ile yapılan görüşmeye, SADER Yönetim Kurulu Başkanı Özgür İNCEKARA ile birlikte, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Cumhur ÇEKEN, Necati KAYA, Gültekin ACAR, Onur ÖZCAN ve derneğimiz Sekreteri Korhan DOĞU katıldılar.
Yapılan görüşmede, Özgür İNCEKARA Sağlık Sektörü'nde Kamu İhale Yasası ile başlayan bir dizi sorun bulunduğunu vurgulayarak, malzeme teminine yönelik ihalelerin yapılamaz olduğunu, döner sermaye kanalıyla yapılan alımların ödemelerdeki belirsizlikler nedeniyle rantabl olamadığını belirtti. Ayrıca dövize bağımlı bir Sektör olmasından dolayı hem firmalar açısından hem de devlet açısından uygulamaların çok pahalıya mal olduğunu ekledi.
Cumhur Çeken 1.5 yıldır harcamaların disipline edilmesi için yapılan çalışmalar içinde Sağlık Bakanlığının yanı sıra Maliye Bakanlığının da bulunduğunu fakat henüz bir çözüme ulaşılamadığını belirtmiştir.
07.04.2003 - YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖZGÜR İNCEKARA'NIN BİLGİLENDİRME NOTLARI - 2 : "ÇEKLERİN ÖDENMESİ GEREKİR Mİ?" (sayfa başı)
Avrupa'da, çek bir ödeme aracı olup, poliçe veya bono gibi diğer senetler kadar yaygın bir şekilde kullanılmamaktadır ve bununla birlikte, çekin aksine, anılan senetler vadeli olarak düzenlenmekte ve ciro ve teslim ile devir edilebilmektedir. Şöyle ki, çekler çizilidir ve bu nedenle çekin ödeme yeri bir finansal kurumdur. Avrupa hukukunda karşılıksız bir çek keşide eden kişi için muhtelif cezai müeyyideler öngörülmektedir. Öncelikle, bu şahıs iki gün içerisinde Avrupa Merkez Bankası nezdinde tutulan kayıtlara geçirilir. Bununla birlikte, çekin karşılığını ödememesi halinde, en fazla on yıl boyunca çek kullanmaktan men edilmeye tabi tutulacaktır. Ayrıca, üçüncü şahısların haklarına halel getirmek kastıyla, bankadaki karşılığını kısmen yada tamamen kullanmış, haksız bir itirazda bulunmuş veya yasağa rağmen çek kullanmış ise, hakkında cezai kovuşturma başlatılabilir. Bu durumda, 5 yıl hapis cezası ile 375.000 Euro'luk para cezası ve düzelteme hakkı mümkün olmaksızın en fazla beş yıl olmak üzere çek kullanmaktan men cezası öngörülmektedir.
Oysa ki, Türkiye'deki uygulama farklıdır. Çekler, genellikle ya hamiline (ödeme çeki zilyedinde bulunduran kişiye yapılır), yada nama yazılı olarak düzenlenerek ciro yolu ile temlik edilebilir (ödeme ciro silsilesinde son adı geçen kişiye yapılır). Sonuç olarak, gerçek bir kredi aracıdır. 1985 tarihli çek yasasına değişiklik getiren 26.Şubat.2003 tarihinde kabul edilen yeni yasanın kabul edilmesine kadar, tercih edilen bir ödeme aracıydı, şöyle ki, karşılıksız çek için hapis cezası öngörmekteydi.
Resmî Gazete'nin 8.3.2003 tarihli 25042 sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren yeni yasal düzenleme uyarınca, Avrupa Birliği'nin uygulamasına uygun olarak, karşılıksız çek keşide etmek suçunu ilk defa işleyenlere hürriyeti bağlayıcı ceza yerine çek bedeli tutarı kadar ağır para cezası öngörülmektedir. Ancak, çeke olan güvenin zaafa uğratılmaması bakımından, bu suçtan mükerrirler hakkında hapis cezası verilmesi öngörülmektedir (madde 14). Bu suçun, organ veya temsilcisi tarafından tüzel kişi tarafından işlenmesi halinde özel hukuk tüzel kişisi hakkında da para cezası hükmolunur (madde 16). Ayrıca bankalara, çek defteri verirken gerekli araştırma ve değerlendirmeyi yapması zorunluluğunun yanında, çek hesabının açılması ve çek defterinin verilmesinde, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nca yapılacak duyurular ile kendi nezdinde oluşturacağı kayıtlardan yapacağı araştırmalar suretiyle gerekli basiret ve özen gösterme yükümlülüğü getirilmektedir (madde 2).
Avrupa Birliği'nin uygulamalarıyla Türkiye'nin uyum çabasında bir tezata rastlanmaktadır: sorumlu tutulan bankaların özen ve dikkatinin artması nedeniyle çek kullanımının azalması beklenebilir ve bununla birlikte, daha hafif bir cezanın öngörülmesinin karşılıksız çeklerin bir artışına yol açmasına neden olabileceğini düşünülebilir. Bununla birlikte, eski yasal düzenleme uyarınca çek davalarının tüm ceza davalarının %13,5'ni oluşturduğu dikkate alınırsa, bu yeni yasal düzenleme ile durum daha önemli bir ciddiyet kazanacaktır. Avrupa'da uygulanan ölçüler Türkiye'de ne ölçüde uygulanabilir?
03.04.2003 - 2. SADER TOBB SAĞLIK SEKTÖR KURULU'NDA (sayfa başı)
SADER, 03.04.2003 ve 22.04.2003 tarihlerinde TOBB Sağlık Sektör Kurulu Toplantıları'na katıldı.
TOBB Sağlık Sektör Kurulu aylık olağan toplantısı 03.Nisan.2003 günü saat 14:00'de merkez binasında aşağıda bildirilen katılımcılarla ve Sektör Kurul Başkanı Selçuk Ilgıt başkanlığında yapılmıştır.
Toplantıya Onur ÖZCAN / SADER Yön. Krl. Üyesi, Korhan DOĞU / Sekreter / SADER, Engin AREL / SADER Üyesi, Hüseyin ÜZÜLMEZ / TOBB Başk.Yrd., Dr. Aytun ÇIRAY / Danışman - S.B. Eski Müst., Dr. Seyit KARACA / Konya Tic. Odası, Atila İMİRLİOĞLU / ATO Yön. Krl. Üyesi / Ertuğrul USLU / Konya Tic. Odası, Dr.Türker DONDURMACIOĞLU / Özel Hst.ler Dern., Ahmet ROL / Ankara SKO Güven Hst., Doç.Dr. Bilal AK / Sağlık İd. Dern., Doç.Dr. Ali OĞUZ / Kocaeli Tic. Odası, Dr.Muzaffer BOSTANCI / İst. Tic. Odası, Dr. Ruhsar DEMİREL / S.B. Türközü Sağ. Ocağı, Dr. Asım GÜZELBEY / SANKO -G.Antep, Dr. Asım KAYAALP / Çankaya Hst., Hürdoğan POLAT / BİODPC A.Ş., Mustafa METİN / TOBB Sektör Krl. Uzmanı katılmışlardır.
Toplantının gündemini Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nce hazırlanan '' Vücut Dışında Kullanılan Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmeliği Taslağı'' hakkında Sektör Kurulu'nun görüşlerinin belirlenmesi ve Sektörün güncel ve acil sorunları ve çözüm önerilerinin müzakeresi oluşturdu.
31.03.2003 - YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖZGÜR İNCEKARA'NIN BİLGİLENDİRME NOTLARI - 1 (sayfa başı)
6.Mart.1995 tarihli Gümrük Birliği kararı çerçevesinde, Türkiye 7.Aralık.1994 tarihinde Rekabetin Korunması hakkında 4054 No'lu Kanun'u benimsemiştir. Bu kanun piyasalarda rekabetin korunmasıyla görevli Rekabet Kurumu adında bir idari özerk merci öngörerek bir boşluk gidermiştir. Bu müessesenin tam işlerlik kazanması için bir kaç sene gerekti. Şöyle ki, 1997'de tam işlerlik kazandı. Geniş yetkisine rağmen, hala yeterince bilinen bir kurum olamamıştır.
Yaygın bir önyargıya karşın, Rekabet Kurumu haksız rekabet teşkil eden suçlarla mücadele etmekle görevli değildir. Bu suçlar (örneğin rakibin kötülenmesi, rakibin müstahdeminin iğfal suretiyle istihdam edilmesi, bir ticaret sırrının ifşa edilmesi, vb) Türk Ticaret Kanunun bir parçası olup, ancak zarara uğramış kişinin bir dava açması halinde genel hukuk mahkemeleri tarafından cezalandırılacaklardır. Rekabet Kurumu piyasaların gelecekti koşullarının değişikliklerine (yani, hakim durum yaratmaya ya da güçlendirmeye yol açan ortaklıkların kurulması dahil olmak üzere birleşmeler ve devralmaların ön incelemesine) bakmakla veyahut rekabeti kısıtlayan eylemleri (örneğin rakipler arasında anlaşmalar, bazı rakiplerin piyasadan çıkartılması, tek elden yada seçenekli dağıtım şebekeleri,...) gözetmekle yetkilidir. Tatbik edilen hukuk ve özellikle söz konusu hukuktan doğan uygulama, önemli bir değişiklik olmaksızın, Avrupa Birliği Anlaşmasının 81. ve 82. maddeleri ile ve Bruksel'deki Avrupa Komisyonu'yla uyum içerisindedir.
Ayrıca, hala bir çok teşebbüs, belli bir piyasada rekabetin etkilenmediğini düşünerek şu veya bu anlaşmanın yada eylemin Rekabet Kurulu'nun kapsamına girmedikleri kanaatindeler. Fiilen doğru ise de, hukuken, bir rekabet durumunun kısıtlanması yada kısıtlanmaması hakkındaki soru, belli bir piyasanın teşebbüslerinin takdirine bırakılmamaktadır. Eğer, projeleri veyahut eylemleri Rekabet Kurumuna bir bildirimi gerekli kılan şartlara uyarsa, Rekabet durumu ne olursa olsun, Rekabet Kurumuna başvurulması şarttır. Rekabet Kurumu, rekabetinin kısıtlanmasına yönelik bir eylem ya da bir anlaşmayı geçerli kılan tek mercidir. Zaten, bildirmemek önemli bir para cezası sebebidir, ki gerçekleşmiş bir rekabetin kısıtlanması durumunda daha da ağırlaşmaktadır.
İlgili teşebbüslerin kesinlikle "yakalanmadım, bana bir şey olmaz" zihniyetinden uzak durmaları gerekmektedir. Zira, özellikle, gizli bir anlaşma varlığını ortaya çıkartacak mahiyetinde olan şüpheli davranışları gördüğü anda (örneğin, bazı rakipler arasında eş zamanlı ve eşit bir fiyat artışı), Rekabet Kurulu kendiliğinden bir soruşturma açabilir. Sonuçta, Rekabet Kurumu kaçınılmaz bir müessesedir, onun görevini bilmemek sakıncalıdır.
28.03.2003 - TOPLANTI (sayfa başı)
28.03.2003 tarihinde Vücut Dışında Kullanılan Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmeliği'nin üretici, distribütör ve temsilcilere getireceği yükümlülükler görüşüldü ve tartışıldı. Toplantının konuk konuşmacıları Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Ayhan Koçak ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Dış Standardizasyon Genel Müdürlüğü Dış Standardizasyon Daire Başkanlığı Uzmanı Mustafa Göker oldular. IC Tetra Konur Oteli'nde yenen öğle yemeği ile üyelerimiz ve konuklarımız sohbet etme imkanı buldular.
Toplantı bitiminde, konuk konuşmacıların sunum CD'leri üyelerimize ayrıca dağıtıldı.
21.03.2003 - TOPLANTI (sayfa başı)
15.03.2003'te yürürlüğe girmesi planlanan "1475 Sayılı İş Kanunu'nda Değişiklikler Yapan 4773 Sayılı İş Güvencesi Yasası"nın getirdiği yükümlülüklerin ve yaptırımların neler olacağının tartışıldığı toplantının konuşmacı konuğu Uzm.Av.Yeşim Ertuğrul oldu. Toplantı ve yasa ile ilgili doküman derneğimizde isteyenler için tutulmaktadır.
20.03.2003 - SADER YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖZGÜR İNCEKARA, TÜYAP EXPOMED 2003 FUARINDA AÇILIŞ KONUŞMASI YAPTI (sayfa başı)
Sayın davetliler,
Sayın katılımcılar,
Ve basınımızın değerli mensupları
Sağlık Gereçleri Üreticileri ve Temsilcileri Derneği (kısa adıyla SADER) ve TÜYAP işbirliği ile düzenlenen EKSPOMED 2003 Fuarı'na hoşgelniniz.
Öncelikle, burada bulunan konuklarımıza ve fuara katılan firma temsilcilerimize ilgilerinden, TÜYAP yetkilileri ve çalışanlarına organizasyondaki emeklerinden dolayı huzurlarınızda teşekkür ederim.
Fuara katılan firmaların standlarını ziyaret ettiğinizde, sektörümüzdeki memnuniyet verici gelişmeleri incelerken daha fazla vakte ihtiyacınız olacağından, konuşmamı kısa tutmaya çalışacağım.
22 gün gibi kısa bir süre önce SADER'İN 2003 yılı dönem Başkanı sıfatıyla tarafıma ve yönetimdeki arkadaşlarıma önemli bir sorumluluk verildi. Bu sebeple, bugün sizlere SADER şapkası ile hitap etmek ve sektör temsilcilerimizi çok yakından ilgilendiren, önemli gördüğüm birkaç hususa ana başlıklar halinde değinmek istiyorum.
Ülkemizde bugün lüks tüketim ürünü alan kişiyle ve sağlık harcaması yapan vatandaşımız %18'lik KDV'yi ödemektedir. Gerek tanı ve teşhisde, gerek tedavi sürecinde ve gerek ilaç harcamalarında %18 gibi yüksek KDV oranı maalesef derdine çare arayan vatandaşımıza yüklenmektedir. Sağlık alanında uygulanan %18'lik KDV oranının iyileştirilmesi yerinde bir karar olacaktır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'mız son yıllarda toplam kalite çalışması ile bu anlayışı tüm hastane ve bakanlık birimlerine yaymaya çalışmaktaydı. Keza aynı çalışmaya Sağlık Bakanlığı'mızın da sıcak baktığına dair duyumlar almıştık. Sadece fiyat odaklı mal veya hizmet alımlarının yerini artık Toplam Kalite anlayışı içinde kurum yönetimini, çalışanlarını, müşterilerini yani hastalarını ve tedarikçilerini, kısacası sistemin tüm paydaşlarını kapsayacak bir yaklaşıma bırakmasını bekliyoruz. Bu anlayışın ve yaklaşımın devletimizin bütün birimlerince benimsenmesi temennisi ile, yeni hükümetimize her konuda olduğu gibi bu konuda da güveniyoruz, güvenmek istiyoruz.
Sağlık alanını da içine alan reel sektörü çok yakından ilgilendiren yeni ihale kanununa da kısaca değinmek istiyorum.
Yeni ihale kanununun en göze çarpan ve en önemli yönü şeffaflık uygulamasını getirmesi. Eskiden sadece birkaç usulle yapılan ihalelerde istekliler huzurunda teklifler açılıyorken, şimdi ihalelerin tamamında isteklilerin zarfları huzurlarında açılıyor. İhale değerlendirmeleri, istekliler tarafından açıkça takip edilebildiği gibi, yine sonuçlar ilan yolu ile duyuruluyor.
Kanunda yer alan dış alımlarda yeterli açıklık yoktur. Bu tip alımlarda yaklaşık maliyetler saptanırken, navlun, sigorta bedeli, akreditif masraflar vb kalemlerin dikkate alınıp alınmadığı konusunda bir netlik görememekteyiz.
Kanundaki diğer bir husus da, en iyi teklifin nasıl saptanacağı. Kanun son haliyle idarelere bu konuda ciddi bir sorumluluk yüklemekte. En iyi teklifin kriterleri saptanırken en düşük fiyat, en kaliteli mal veya hizmet, satış sonrası hizmetleri, sarf malzemeleri itibariyle düşük işletme maliyeti gibi kriterlerin tamamı bir arada incelenecek. Bu uygulamayı son derece olumlu bulmakla birlikte, ciddi sorumluluk altındaki idarenin alakalı alakasız bir yığın gereksiz evrak talebiyle karşı karşıya kalmaktayız. Yeni kanun gereksiz bürokrasi ve kırtasiyeyi engelleme amacını taşırken, bu durumda yine bir başka çelişki yaşamaktayız.
Son olarak, bugün burada bulunan veya sektöre yeni adım atmış, ve SADER'i henüz tanıma fırsatı bulamamış meslektaşlarımız için birkaç cümle ile SADER hakkında çok kısa bilgi vermek istiyorum.
İnsan sağlığı gibi önemli bir sektörde hizmet gösteren ve sektörün önde gelen kuruluşlarının yöneticileri tarafından 1993 yılında kurulan SADER, kurulduğu tarihten itibaren; toplumumuzun yaşam düzeyini yükseltmek, insan onuruna yakışan azami kalite ve mükemmellikte hizmet vermek, kaliteli sağlık hizmetinin ülkemizde yerleştirilmesinde ve yaygınlaştırılmasında teşvik edici olmak, gibi önemli bir misyonun, sivil toplum kanadını temsil etmektedir. Bu önemli misyonumuzun yanı sıra, yaşadığımız modern çağda ve global Dünyada artık tüm toplum kesimleri ve iş dünyası tarafından "YÜKSELEN DEĞER" olarak kabul edilen sivil toplum örgütü kavramına ve sivil toplum örgütlerinin gerekliliğine inanmaktayız.
Gururla ifade etmek isterim ki, sektörümüzün yaşadığı sorunları ve ihtiyaçlarını zamanında, etkili ve doğru şekilde karar verici mekanizmalara tek bir ağızdan iletmenin yolu SADER'dir.
Teknolojisiyle, beyin gücüyle, tecrübesiyle geleceğin AB üyesi ve güçlü bir söz sahibi ülke olarak görmek istediğimiz Türkiye'mizde, SADER kendine düşen görevleri, sahip olduğu altyapı ve güç ile en iyi şekilde yerine getirecektir.
SADER'in bu kutsal ve önemli misyonunda yer almanın bir anlamda görev sayılması gerektiğini düşünüyorum. SADER'in kapıları üyeleri ile aynı paralellikte düşünen yeni üyelere sonuna kadar açıktır. Gücümüze güç katmak, tecrübelerimizi paylaşmak, yeni dostluklar kurmak bizleri her zaman mutlu etmiştir ve edecektir.
Değerli Konuklar,
Dünyanın dört bir yanından farklı dillerde yükselen barış dileklerinin bastıramadığı savaşın başladığı bugün, insan sağlığına hizmet eden bir sektörün çalışanları olarak, sorumluluklarımızın ve çabalarımızın önemini kendimize bir kez daha hatırlatmamız gerektiğine inanıyorum. İnsan yaşamının değerini bilen, insan yaşamı için çalışan sektörümüz adına, dünyanın bir an önce barış ortamına kavuşmasını diliyorum.
Konuşmama son verirken burada bulunan tüm konuklara, fuara katılan firma temsilcilerine gösterdikleri ilgi için, TÜYAP yetkili ve çalışanlarına organizasyondaki emeklerinden dolayı TEKRAR teşekkür ediyorum.
14.03.2003 - BREZİLYA SAĞLIK GEREÇLERİ ÜRETİCİLERİ BİRLİĞİ'NİN (ABIMO) SADER ZİYARETİ (sayfa başı)
ABIMO'yu temsilen Mr. Antonio Carlos Smith ile Brezilya Büyükelçiliği Ticaret Bölümü Uzmanı Sn. Nur Hasçelik 14.03.2003 tarihinde derneğimizi ziyaret ettiler. Yönetim Kurulu üyelerimizle görüşen konuklar Türkiye pazarı ve üye firmalarımız hakkında bilgi edindiler, ABIMO ve amaçlarını içeren bilgileri aktardılar.
ABIMO, 5 ana sektörde faaliyet gösteren 250 firmadan oluşmakta. Üye firmaları Tıbbi ve Hastane Malzemeleri, Tıbbi ve Hastaneler İçin Tüketim Malzemeleri ve İmplantlar, Odontoloji, Laboratuar, Radyoloji ve Teşhis sektörlerinde faaliyet gösteriyor.
2001 yılında Brezilya'nın toplam satışları 1,9 milyar $. ABIMO üyelerinin bu satıştaki payı ise 1,5 milyar $ ile %75. Aynı yıl Brezilya'nın ihracatı 140 değişik üründen oluşurken, parasal değeri 153 milyon $. İhracat yoğun olarak Kuzey Amerika (%10), Batı Avrupa'ya (%50) ve Güney Amerika'ya (%40) yapılıyor ve ABD'ye ortalama 90 , Almanya'ya 50 farklı ürün satılıyor.
ABIMO bugünlerde yeni bir proje geliştiriyor ve bu amaçla Türkiye'deki firmalarla ticari anlamdaki işbirliğini arttırmak istiyor. Bu sebeple, olası distribütör ve işbirliği yapacağı firmalara ulaşabilmek için de bu ziyareti düzenlemiş. ABIMO'nun derneğimize bıraktığı ve 80 firmanın adres, ürün profilini içeren disket, çoğaltıldı ve üyelerimize gönderildi.
08.03.2003 - DIŞ TİCARET MÜSTEŞARI TUNCER KAYALAR İLE GÖRÜŞME (sayfa başı)
Yönetim Kurulu Üyemiz Cumhur Çeken 08.03.2003 tarihinde Dış Ticaret Müsteşarı Tuncer Kayalar ile görüştü ve CE işaretli tıbbi malzemelerin ithalatı sırasında istenilen belgeler hakkındaki görüşleri aktardı. Bu görüşmede ayrıca Mart 2002 tarihinde yürürlüğe giren Tıbbi Cihazlar Yönetmeliği çerçevesinde uygulamada karşılaşılan sorunlar da iletildi. Bu görüşmenin neticesinde, Dış Ticaret Müsteşarlığı Dış Standardizasyon Genel Müdürlüğü Dış Standardizasyon Daire Başkanlığı Uzmanı Mustafa Göker'in üyelerimize hitaben "Vücut Dışında Kullanılan Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmeliği'nin Ürecilere, Distribütör ve Temsilcilere Getireceği Yükümlülükler" konulu bilgilendirme toplantısı yapılması kararlaştırıldı.
07.03.2003 - "MESS Akıllı Kitap / İş Güvencesi" YAYINI DERNEĞİMİZDE (sayfa başı)
15 Mart 2003 tarihinde yürürlüğe girecek İş Güvencesi Yasası'ndan üyelerimizin haberdar edilmeleri, yasanın doğru anlaşılması ve iş güvencesine yönelik hazırlıkların yapılabilmesi amacıyla, MESS tarafından hazırlanan "Akıllı Kitap İş Güvencesi" isimli kitabı temin ediyoruz.
Akıllı Kitap İş Güvencesi, işverenler için alternatif sözleşme örnekleri, çözüm yolları ve uygulamaların yer aldığı bir kılavuz niteliğinde ve yürürlüğe girecek olan tüm yasa değişiklikleri ve ilavelerin güncellenerek abonelere ek sayfalar halinde gönderilebilmesi için klasör şeklinde (föy-volan) tasarlanmış.
06.03.2003 - BİLGİSAYAR & OFİS DONANIMLARIMIZ YENİLENDİ (sayfa başı)
SADER'in sekretarya hizmetlerinde kalitenin arttırılması amacıyla, bilgisayar donanımına ilaveler yapıldı ve ofis içinde ağ iletişim sistemi kuruldu. Yeni bilgisayar donanımına ilaveten kesintisiz güç kaynağı ve modem ilave edildi. Hem bilgisayar hem de fotokopi ve fax cihazlarımızın bakımları için firmalardan teklif alındı ve gerekli bakım & teknik servis anlaşmaları yenilendi.
05.03.2003 - İNTERAKTİF VE ETKİN İLETİŞİM (sayfa başı)
SADER'in kaynaklarının yerinde ve doğru kullanılması, tasarrufun sağlanması amacıyla üyelerimizin e-mail adresleri güncelleştirildi ve haberleşme elektronik ortamda yapılmaya başlandı. Derneğimize gelen doküman scan edilmekte ve yine elektronik ortamda üyelerimize gönderiliyor. Bu uygulamamızla önemli ölçüde fax ve posta masraflarından tasarruf sağlanıyor.
05.02.2003 - IRAK SAĞLIK BAKANLIĞI MÜSTEŞARI BAŞKANLIĞINDAKİ HEYET ZİYARETİ (sayfa başı)
Irak Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Dr.Tahir Tevfik El-Tıkrıti başkanlığında Tıbbi Cihaz Satın Alma Komisyonu Başkanı Dr.Halit Hasan El-Abeydi, Tıbbi Cihaz Satın Alma Komisyonu Başkan Yardımcısı Dr.Abdürrezzak Kerim Abbas ve İlaç Satın Alma Komisyonu Başkanı Ecz. H.İbrahim Abdülvahap'dan oluşan heyet, Sağlık Bakanlığı Dış İlişkiler Daire Başkanlığı'nın derneğimizden talebi üzerine 05.02.2003 tarihinde Ank.Dedeman Oteli'nde verilen yemekte üyelerimiz ile tanıştırıldılar. Yönetim Kurulu Üyemiz Cumhur Çeken'in SADER'i tanıtan konuşmasının yanı sıra, yemeğe katılan üyelerimiz firmalarını tanıtma fırsatı buldular ve iş imkanlarını görüştüler.